Milletvekili Köksal12 Şubat, Kahramanmaraş’ın boyun eğmeyen iradesinin tarihe altın harflerle ile sırmalandığı gündür.
AK Parti Kahrananmaraş Milletvekili Dr.Tuba Köksal,Kahramanmaraş'ın Kurtuluşunun 106.Yıldönümü nedeniyle yayınladığı kurtuluş bayramı mesajında şu ifadeler yer aldı.
"Bu tarih, yalnızca bir kurtuluşun değil; inancın, cesaretin ve millet olma bilincinin destanıdır. Bu şehir, işgale karşı nasıl dimdik durmuşsa; bugün de yaşadığı büyük felaketlerin karşısında aynı kararlılıkla ayakta durmayı bilmiştir.
Çünkü,Maraş, düşmeyi değil; yeniden doğrulmayı bilen bir şehirdir.mış kahramanların eseridir. İşgale karşı dik duruşuyla Abdal Halil Ağa, bu şehrin asla teslim olmayacağını haykırmıştır. Kurtuluş mücadelesinin fitilini ateşleyen Şahap, Maraş’ta direniş ateşinin ilk harını yakmıştır. İstiklalin müjdesini veren, Millî Mücadele’nin manevi komutanı Ali Sezai Efendi, bu mücadelenin yalnızca silahla değil; imanla kazanılacağını göstermiştir.
“Doğduğum şehir işgal altındayken buralarda duramam” diyerek cepheden cepheye koşan bir Kafkas yiğidi Arslan Bey, vatan sevgisinin ne demek olduğunu ortaya koymuştur. Bıçkın cesaretiyle destanlaşan Mıllış Nuri, sokak sokak, ev ev direnişin sembolü olmuştur. Kılıç Ali, Maraş savunmasının askeri disiplinini ve kararlılığını temsil etmiştir. Eşine, “Benim ölümüm sizi şerefle yaşatır” diyerek yola çıkan Muallim Hayrullah Efendi, bu mücadelenin ne denli ulvi bir fedakârlık olduğunu tarihe not düşmüştür.
Bu destanın yiğit kadınlarından cesaret timsali Senem Ayşe, “Maraş bize mezar olmadan düşmana gülizar olmaz” diyerek Millî Mücadele’de harlanan yangının ilk kıvılcımını yakan Sütçü İmam’la birlikte bu şehirden tüm vatana yayılacak milli mücadeleyi başlatmışlardır. Son nefesinde, “Yâ Rabbi! Bu memleketi kâfir zulmü altında bırakma” diyerek şehadete yürüyen Evliya Efendi, mücadelenin manevî derinliğini temsil etmiştir. Düşmana geçit vermeyen Yörük Selim, direnişin sarsılmaz iradesi olmuş; Rıdvan Hoca, halkı örgütleyen ve bilinçlendiren öncü isimlerden biri olarak tarihe geçmiştir.
Bu toprakları geçmişte böylesi kahraman ruh ile savunan ecdadımızın torunları olarak, inancımızla, cesaretimizle ve millet olma şuurundan bir an dahi geri durmadık. Bugün ise aynı ruhla, aynı kararlılıkla bu şehri yeniden ayağa kaldırıyoruz.
12 Şubat’ta gösterilen direniş neyse, deprem sonrasında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Liderliğinde ortaya konan irade de odur. Değişen yalnızca şartlardır; değişmeyen ise bu milletin azmi ve kaderine sahip çıkma bilincidir.
Depremin ardından Kahramanmaraş için yalnızca yaraları sarmayı değil; daha güçlü, daha dirençli ve daha yaşanabilir bir şehir inşa etmeyi hedefledik. Konutuyla, altyapısıyla, ekonomisiyle, yatırımlarıyla bu kadim şehir yeniden canlanmaktadır.
Zümrüdüanka misali, küllerinden doğan bir Kahramanmaraş yükselmektedir. Bugün atılan her adım, yapılan her yatırım; bu şehrin geleceğine ve evlatlarına duyulan inancın açık bir göstergesidir.
12 Şubat ruhu bize şunu öğretmiştir:
Bu şehir teslim olmaz. Dün işgale boyun eğmeyen Kahramanmaraş, bugün de yıkıma teslim olmamıştır. Nasıl ki geçmişte Abdal Halil Ağa’ların, Sütçü İmam’ların, Senem Ayşe’lerin omuzlarında yükselen bu direniş başarıya ulaşmışsa; bugün de milletimizle omuz omuza, devletimizin tüm imkânlarıyla, sabırla ve kararlılıkla yeniden inşa olacaktır. Çünkü biliyoruz ki Kahramanmaraş ayağa kalktığında, sadece bir şehir değil; bir irade, bir millet şuuru tüm ülkeye tekrar tekrar yayılacaktır.
Bugün 12 Şubat’ı anarken yalnızca geçmişin gururunu değil; geleceğin sorumluluğunu da omuzlarımızda taşıyoruz. Bu sorumlulukla, bu inançla ve azimle güzel şehrimizi daha güçlü yarınlara taşımaya devam edeceğiz.
Bu vesileyle, şehrimizi bir gün olsun yalnız bırakmayan Sayın Cumhurbaşkanımıza ve kıymetli Bakanlarımıza teşekkürü borç bilirim. Edebiyat, kültür, ve emeğin başkenti şehrimiz; vatansever, azimli ve kararlı Maraşlılarla Kahraman olmaya ve güzel12 Şubat, Kahramanmaraş’ın boyun eğmeyen iradesinin tarihe altın ile sırmalandığı gündür.
Bu tarih, yalnızca bir kurtuluşun değil; inancın, cesaretin ve millet olma bilincinin destanıdır. Bu şehir, işgale karşı nasıl dimdik durmuşsa; bugün de yaşadığı büyük felaketlerin karşısında aynı kararlılıkla ayakta durmayı bilmiştir. Çünkü Maraş, düşmeyi değil; yeniden doğrulmayı bilen bir şehirdir.
Kahramanmaraş’ın kurtuluşu, adı tarihe imanla yazılmış kahramanların eseridir. İşgale karşı dik duruşuyla Abdal Halil Ağa, bu şehrin asla teslim olmayacağını haykırmıştır. Kurtuluş mücadelesinin fitilini ateşleyen Şahap, Maraş’ta direniş ateşinin ilk harını yakmıştır. İstiklalin müjdesini veren, Millî Mücadele’nin manevi komutanı Ali Sezai Efendi, bu mücadelenin yalnızca silahla değil; imanla kazanılacağını göstermiştir.
“Doğduğum şehir işgal altındayken buralarda duramam” diyerek cepheden cepheye koşan bir Kafkas yiğidi Arslan Bey, vatan sevgisinin ne demek olduğunu ortaya koymuştur. Bıçkın cesaretiyle destanlaşan Mıllış Nuri, sokak sokak, ev ev direnişin sembolü olmuştur. Kılıç Ali, Maraş savunmasının askeri disiplinini ve kararlılığını temsil etmiştir. Eşine, “Benim ölümüm sizi şerefle yaşatır” diyerek yola çıkan Muallim Hayrullah Efendi, bu mücadelenin ne denli ulvi bir fedakârlık olduğunu tarihe not düşmüştür.
Bu destanın yiğit kadınlarından cesaret timsali Senem Ayşe, “Maraş bize mezar olmadan düşmana gülizar olmaz” diyerek Millî Mücadele’de harlanan yangının ilk kıvılcımını yakan Sütçü İmam’la birlikte bu şehirden tüm vatana yayılacak milli mücadeleyi başlatmışlardır. Son nefesinde, “Yâ Rabbi! Bu memleketi kâfir zulmü altında bırakma” diyerek şehadete yürüyen Evliya Efendi, mücadelenin manevî derinliğini temsil etmiştir. Düşmana geçit vermeyen Yörük Selim, direnişin sarsılmaz iradesi olmuş; Rıdvan Hoca, halkı örgütleyen ve bilinçlendiren öncü isimlerden biri olarak tarihe geçmiştir.
Bu toprakları geçmişte böylesi kahraman ruh ile savunan ecdadımızın torunları olarak, inancımızla, cesaretimizle ve millet olma şuurundan bir an dahi geri durmadık. Bugün ise aynı ruhla, aynı kararlılıkla bu şehri yeniden ayağa kaldırıyoruz. 12 Şubat’ta gösterilen direniş neyse, deprem sonrasında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Liderliğinde ortaya konan irade de odur. Değişen yalnızca şartlardır; değişmeyen ise bu milletin azmi ve kaderine sahip çıkma bilincidir.
Depremin ardından Kahramanmaraş için yalnızca yaraları sarmayı değil; daha güçlü, daha dirençli ve daha yaşanabilir bir şehir inşa etmeyi hedefledik. Konutuyla, altyapısıyla, ekonomisiyle, yatırımlarıyla bu kadim şehir yeniden canlanmaktadır.
Zümrüdüanka misali, küllerinden doğan bir Kahramanmaraş yükselmektedir. Bugün atılan her adım, yapılan her yatırım; bu şehrin geleceğine ve evlatlarına duyulan inancın açık bir göstergesidir.
12 Şubat ruhu bize şunu öğretmiştir: Bu şehir teslim olmaz. Dün işgale boyun eğmeyen Kahramanmaraş, bugün de yıkıma teslim olmamıştır.
Nasıl ki geçmişte Abdal Halil Ağa’ların, Sütçü İmam’ların, Senem Ayşe’lerin omuzlarında yükselen bu direniş başarıya ulaşmışsa; bugün de milletimizle omuz omuza, devletimizin tüm imkânlarıyla, sabırla ve kararlılıkla yeniden inşa olacaktır.
Çünkü biliyoruz ki Kahramanmaraş ayağa kalktığında, sadece bir şehir değil; bir irade, bir millet şuuru tüm ülkeye tekrar tekrar yayılacaktır.
Bugün 12 Şubat’ı anarken yalnızca geçmişin gururunu değil; geleceğin sorumluluğunu da omuzlarımızda taşıyoruz. Bu sorumlulukla, bu inançla ve azimle güzel şehrimizi daha güçlü yarınlara taşımaya devam edeceğiz.
Bu vesileyle, şehrimizi bir gün olsun yalnız bırakmayan Sayın Cumhurbaşkanımıza ve kıymetli Bakanlarımıza teşekkürü borç bilirim. Edebiyat, kültür, ve emeğin başkenti şehrimiz; vatansever, azimli ve kararlı Maraşlılar da Kahraman olmaya ve güzel insanlar yetiştirmeye devam edecek."
Haber344.com / HABER - GÜNDEM

