Selamün aleyküm.
Yüce Rabbimiz,kainatı hikmetli ve sanatlı bir biçimde yaratmıştır.
Onda olan her şeyi de insanın emrine vermiştir.
Bu nedenle Rabbimiz,insanın kainatı ve ondaki düzeni inceleyip tefekkür etmesini ister.
Bu tefekkürü yapan insan,hem Rabbinin büyüklüğünü anlar,hem de çevreye karşı daha duyarlı olur.
Bu konudaki bazı ayetler şu şekildedir;
“Göklerin ve yerin yaratılmasında,gece ile gündüzün birbiri ardına gelmesinde akıl sahipleri için nice ibretler,deliller vardır.”(Ali İmran,190)
“Rahman’ın yaratmasında hiçbir düzensizlik göremezsin “(Mülk,3)
“Göğü O yükseltti ve dengeyi O koydu.Dengeyi bozmayın.”(Rahman,7,8)
İnanan insanlar bu bilinçle çevreye duyarlı olmuş,onu Allah’ın emaneti olarak görmüşlerdir.
Bırakın ağaçları kesmeyi,çevreyi kirletmeyi,eline geçen her alanı ağaçlandırmak ve temiz tutmak içirir çalışırlar.
Çünkü Peygamber Efendimiz(s.a.v)şöyle buyurmuştur;
“Kıyamet kopuyor olsa bile,elinizde bir hurma fidanı varsa ve onu dikmeye gücünüz yetiyorsa hemen dikin.”(Ìbn Hanbel,Müsned)
Yine insanlarımız yol kenarları vb. alanlara ağaçlar diker ve onun meyvelerini sadaka olarak görür.
Bunun kaynağı da şu hadisi şeriftir;
“Bir Müslüman bir ağaç diker veya ekin ekerse,ağaçtan veya ekinden yiyen kuş,insan veya hayvan mutlaka onun için sadaka olur.”(Buhari)
Peygamber Efendimiz,Medine’nin etrafını her yönden 36 km mesafeye kadar yasaklayarak yeşil alan oluşturmuştur.
Bu konuda Hz.Enes’in rivayet ettiği hadisi şerif şu şekildedir;
“Rasulullah Hayber’den dönerken,Medine’ye yaklaşınca şehre işaret ederek “Ya Rabbi!Hz.İbrahim Mekke’yi haram kıldığı gibi,ben de Medine’yi haram kıldım.Onun iki kayalığı arası haramdır.Ağaçları kesilemez,hayvanları avlanamaz,otu koparılamaz.Ağaçlarının yaprağı silkilmez.”der.”(Ebu Davud)
Hz.Ömer de buraların ağaçlarının korunması için bekçi görevlendirmiştir.
Bize emanet olan çevremizi temiz tutmak en önemli görevlerimizdendir.
Kalbi temiz olan müslüman,ibadeti için nasıl bedenini ve elbiselerini temiz tutuyorsa,çevresini de,sokağını,caddesini,şehrini,ülkesini, suyunu,ırmağını,denizini,toprağını ve havasını da temiz tutmalıdır.
“Temizlik imandandır”(Müslim) ve “Allah temizdir,temizliği sever “(Tirmizî) hadisi şerifleri ölçümüz olmalıdır.
Denizlerin,ırmakların kirlenip ,oradaki balıkların,diğer canlıların ölmesi,ormanların talan edilip oradaki canlıların yaşam alanlarının daraltılması,maalesef hiçte inananlara yaraşır bir davranış eseri değildir.
Şüphesiz ki bunlar,aç gözlülük ve israf eseridir.
Sevgili Peygamberimiz;”Allah’ım doymayan nefisten Sana sığınırım “buyurmuştur.(Müslim)
“Akan bir ırmağın kenarında bile abdest alıyor olsanız israf etmeyin “(İbn Mâce )buyrulmuştur.
Evet,bugün çevre duyarlılığı konusunda halimiz ortada.Tablo hiçte içaçıcı değil.
Bunlar da hep kendi ellerimizle yaptıklarımızdan kaynaklanmaktadır.
Yüce Kitabımız bu gerçeğe şöyle işaret etmektedir;”İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu.”(Rum,41)
Rabbim ruhumuzu ve çevremizi arındırsın,temizlesin inşaAllah.
Not:Hacdan gelen hacılarımızın hacları makbul olsun.Hacı olarak kalmalarını ve güzel ahlaklı örnek müslüman olmalarını diliyoruz.
Hayırlı,bereketli,huzurlu ve sağlıklı Cumalar.

