Gazeteci Abdurrahman AKBABA Yazdı
"AKSU,HASANCIKLI ve ERKENEZ KÖPRÜLERİ ARASINA SIKIŞAN KENTİN KURTULUŞU "DOĞU GELİŞİM İMAR PLANI"
Kıymetli Okurlarım,Bir Anne şefkati ile Ahırdağı'nın kucağında kendine yer bulan Kahraman şehrimizin en büyük handikapı maalesef yerleşim yeri sorunu.
Başlıkta da yazdığımız gibi şehrimizi çevreleyen,yerleşim noktasında adeta nefesimizi kesen Aksu,Hasancıklı ve Erkenez köprüleri geleceğimize pranga vurmuş gibi.
Tam bu noktada Şehrimizde TOKİ Yerleşim alanının bulunduğu Karşıyaka Bölgesinde ve Dulkadiroğlu'nun dağlık ve bağlık bölgelerinde plansız ve çarpık yapılaşma kendine hayat buluyor.
Tam bu noktada bu kent için geçer akçe olarak gördüğüm, Kahramanmaraş için hiç bir fedakarlıktan kaçınmayacağını bildiğim Şehreminimiz Fırat Görgel ve Dulkadiroğlu Belediye Başkanımız Mehmet Akpınar'a büyük görev düşüyor.
Aslında Reçete belli,Amerikayı yeniden keşfetmeye gerek yok.Yıllardır konuşulan Doğu Gelişim İmar Planı, artık bir tercih değil; şehrin geleceği açısından bir zorunluluk hâline gelmiştir.
Bu nedenle Kahramanmaraş Bir Kez Daha Geç Kalma Lüksüne Sahip Mi?
“Atalarımız boşuna dememiş: Bugünün işini yarına bırakma…”
Çünkü bazı işler vardır ki gecikmeyi kaldırmaz.
Bazı kararlar vardır ki ertelenmesinin bedelini bir insan değil, bir nesil öder. Hatta bazen bir şehir öder…
Bugün Kahramanmaraş’a baktığımızda görülmesi gereken acı bir gerçek var: Yukarda da belirttiğimiz gibi Şehir sıkışmış durumda… Trafik yoğunluğu artıyor, yollar mevcut yükü taşımakta zorlanıyor, yaşam alanları daralıyor.
Özellikle deprem sonrası ortaya çıkan tablo gösteriyor ki bu şehir artık yeni ve planlı yaşam alanlarına ihtiyaç duyuyor.
Hal böyleyken insan ister istemez şu soruyu soruyor:
Şimdi Kamu adına Neyi bekliyoruz sorusunu soruyoruz.
Devletin TOKİ ve Emlak Konut eliyle Akyar bölgesine kadar konut üretmeye devam ettiği bir süreçte, şehrin doğuya doğru kontrollü ve planlı büyümesi kaçınılmaz görünmektedir.
Tardir edersinizki mesele yalnızca yeni bina yapmak da değildir…
Mesele; plansızlığı önlemek, kaçak yapılaşmanın önüne geçmek ve gelecekte telafisi imkânsız sorunları bugünden engellemektir.
Bugün deprem sonrası şehirde kaçak yapılaşmanın arttığını herkes biliyor.
İmar planı olmadan yapılan her yapı, yarının daha büyük sorunlarını büyütüyor.
Oysa yolların, sosyal alanların, altyapının ve yapı düzeninin önceden belirlenmesi; bugün olmasa bile yarın bu alanların sağlıklı şekilde dönüştürülmesini mümkün kılar.
Belki Teknik ekipler,altyapı çalışmalarının devam ettiği bugünlerde “altyapı yetişmez”, “kanalizasyon yükü kaldırmaz”, “ulaşım zorlaşır” diyebilirler.
Elbette bunlar dikkate alınması gereken teknik meselelerdir.
Ancak unutulmamalıdır ki belediyecilik; sorunları planlayarak çözme sanatıdır.
Kaldı ki konuşulan planlama modeli bir yoğun yapılaşma değildir.
Sağlam zeminli belirli ana arterlerde sınırlı kat uygulamaları; geri kalan geniş bölgelerde ise bağ evi kültürünü ve düşük yoğunluğu koruyan yapılaşma öngörülmektedir.
Yani mesele bir betonlaşma meselesi değil; kontrollü büyüme meselesi olarak görülmelidir.
Kıymetli okurlarım Deprem bize neyi öğretti?
Plansız büyümenin bedelini
Geciken kararların bedelini
Bilimsel uyarıların dikkate alınmamasının bedelini…
Bu şehir, geçmişte yapılan hataların ağır sonucunu zaten ödedi.
Şimdi aynı soruyu yeniden sormak gerekiyor:
Kahramanmaraş bir kez daha geç kalma lüksüne sahip mi?
Buradan bir kez daha hatırlatmak istiyorum, hem Dulkadiroğlu Belediyesi’ne hem de Büyükşehir Belediyesi’ne önemli görev düşüyor.
Kurumlar arasında geciken görüşmelerin, ağır ilerleyen süreçlerin ve bürokratik tereddütlerin ötesine geçilmesi gerekiyor.
Çünkü mesele siyasi rekabet değil, şehrin geleceğidir.
Bir masa kurulmalı Teknik ekipler, şehir plancıları, ilgili kurumlar bir araya gelmeli.
Varsa çekinceler açıkça konuşulmalı.
Ancak bu mesele artık sürüncemede bırakılmamalıdır.
Çünkü bazı ihmaller sessiz gelir ama bedeli ağır olur.
Ve şehirler; alınmayan kararların yükünü yıllarca taşır.
Kıymetli Okurlarım Son Sözüm,gelecekte,planlı bir şehir için Büyükşehir Belediyesi Meclisindeki uyumlu çalışmanın şehir yararına olan,şehre nefes aldıracak olan "Doğu Gelişim İmar Planı"için ilgili birimler ve kurullar bir an önce çalışmaya başlamalıdır.
Unutulmasın ki TARİH Tarih bu çalışmayı yapanları ve uygulayanları Altın harflerle yazacak ve anacaktır.
Gelecek yazımızda yeni bir konuda buluşmak umudu ile şen ve esen kalın.

