DÜNYA MÜSLÜMANLARI KURAN İLE YÜZLEŞMELİ
Öncelikle bütün dünya Müslümanları Kuran ile yüzleşmeli. Kuranı tanımalı. Kuranı anlamalı. Kuran Müslümanların en sağlam ve bozulmamış ilahi kaynağıdır.
Müslümanlar eğer Kuran ile yüzleşmez , Kuranı tanımaz ve Kuranı anlamazsa kendisine de ve dünya insanlığına hiç faydası olmaz.
Kuranı tanımayan Peygamberi ve insanlığın yeryüzüne gelmesi ile başlayan peygamberleri de tanıyamaz.
Peygamber müjdeleyici ve azap habercisi olarak gönderilmiştir. Nisa 163-164-165 de bu açıkça bildirilmektedir.
Son olarak gönderilen ve görevlendirilen H.z. Muhammedi tanımak istiyorsak Kuranı okumalı ve anlamalıyız.
Hayatı, güzellikleri,huzuru ,temizliği ,dürüstlüğü,adaleti,saygıyı,sevgiyi Kuranda bulmak mümkündür.
Müslümanlığın son kitabı Kurandır. Onun tebliğcisi Hz. Muhammed de Kuranda açıklanmaktadır.
Müslüman olmanın gerek ve yeter şartı Kuranı tanımak,okumaktır. Kuran ile yüz yüze gelmektir. Kuran ile yüzleşmektir.
Kuran ilahidir. Allah kelamıdır. Kuranı görmemezlikten gelmek tehlikelidir.
" Kuranı anlamaya gerek yok, sadece okunursa yeter "anlayışı Müslümanları ,toplumu ve fertleri uçuruma düşürür.
Peygamberi ve tüm peygamberleri Kurandan anlamak ve tanımak mümkün iken menkıbeler,rivayetlerle din algısı oluşturanlar yanlış yola düşerler.
Allah peygamberler ile dini duyuracak olsa idi musaf ve kitaplar göndermesine gerek yok idi. İncil,Tevrat,Zebur ve Kuran peygamberlere yazdırılmıştır. Nedeni dine ilahiyat katmak için.
Dini yozlaştırmak,art niyetli insanların dini bozmak için gayretlerini boşa çıkartmak için Cenabı Allah Kuran kitabını Peygamberler vasıtası ile göndermiştir.
En son peygamber ve ondan önceki peygamberlere atfedilen birçok sözler uydurma çıktığı bu günde ortadadır.
Son Peygamber de hak ,önceki peygamberlerde . Kuranda müjdelenen tüm peygamberlerin bir mücadelesi var.
Allah bu peygamberlerin yaptıkları mücadeleyi ve çileleri Kuran ile belgelemiş.
Buna rağmen peygamber böyle dedi. Peygamber şöyle dedi gibi bir çok sözleri peygambere atfedenler en tehlikeli yoldadır.
Hele ki Kurana uymayan hiçbir sözü peygambere atfedemeyiz.
Peygamberlerin yaşadığı toplumun örf ve adetlerini İslamiyet ile eşleştirmek de doğru değildir. Gerek kılık kıyafetleri,yemeleri ,içmeleri, sakalı ,bıyığı gibi o günkü toplumun yaşantısı dinin argümanları olmasa gerek. Çünkü herkes öyle yaşıyordu.
Peygamber Kuranın emirlerini uyguladı. İçki yasağını,kız çocuklarını diri diri gömmeyi, miras,adalet ,tartı,ölçü,aile hukuku gibi toplumu ayakta tutan değerleri anlattı.
Bütün bu benzeri konuları anlamak için önce Müslümanlar ,sonra da Müslüman olmayanlar Kuran ile tanışmalı ve yüzleşmelidir.
Allah'ın Nisa 170 ile buyurduğu gibi "Ey insanlar Resul size Rabbinizden hakkı getirdi.
" 174 de ise peygamber bir delil ve nurdur buyruluyor.
Peygamberler Allahın yolunu gösteren bir rehber ve aydınlıktır.
Bu çerçeve de İslamiyet'e bakarsak Müslüman'ım diyenlerin ilk işi Kuran ile yüzleşmek olacaktır.
Bunun içinde şu andaki dini eğitim ve öğretim metodu yeniden ele alınmalı.
İmam hatiplerde ve kuran kurslarında" Kuranı anlama " üzerine daha çok durulmalıdır..
Fertler konuştuğu dilde Kuranı okuyup anlamalıdır..

