HIRSIZ MISIN?
"Ben hırsız değilim,
kimsenin malına dokunmam."
Diyen kıymetli okuyucularım güzel kardeşlerim, toplumca ne derece bilmeden hırsızlık yapıyoruz beraberce inceleyelim mi?
Örneğin devlete ait bir yer ise çalıştığımız ortam, müdür veya yetkili kişiden izin alınarak devlete ait herhangi bir şeyin alınması hırsızlıktır.
-Ama ben izin aldım.
El cevap
İzin aldığınız müdür veya yetkili kişiye ait değil ki o müessese.
Adı üstünde devlet dairesi, devlet fabrikası vs.
Herhangi bir müdür veya yetkili o malı almanız için size izin veremez.
Hatta başbakan, cumhurbaşkanı veya herhangi bir milletvekili dahi izin veremez.
83 milyon küsür Türk vatandaşının ortak malıdır.
Ve 83 milyon küsür insandan izin ve rızalık almalısınız.
Bu da mümkün olmadığı için hırsızlıktır.
Örneğin komşunun balkonu, camı gibi özel alanlarını bile isteye sürekli rahatsız edecek şekilde bakmak göz hırsızlığıdır.
Sokakta giderken belediyelerin dikmiş olduğu çiçek ağaç vb. bitkileri koparmak hırsızlıktır.
83 milyon küsür insanın malını gasp etmektir ve helallik alması mümkün olmayan tabiri caizse katmerli hırsızlıktır.
Toplu alanları kullanırken cep telefonu, bilgisayar vb aletleri kullanan kişilerin yazışma, resim vs. bile isteye bakmak göz hırsızlığıdır.
Kendi aralarında duyulmasını istemeyecek kadar kısık sesle konuşan insanların konuşmalarını bile isteye dinlemek kulak hırsızlığıdır.
Aynı ortamda çalışan bir kaç kişi işini, gücü yettiği kadar yaparken bazılarının halk değimiyle kaytarması emek hırsızlığıdır.
İnternette çoğumuz görmüşüzdür.
Banka gibi vs yerlerde sıra beklerken sistem çalışmıyor yalanıyla oyun oynayarak vatandaşı bekletmek zaman hırsızlığıdır.
O devletin bilgisayarını amacından başka şekilde kullanmak yine hırsızlıktır.
Herhangi bir iş yerinde devlet olsun özel olsun, bir eşya hâlâ kullanılabilecek durumdayken çöpe atmak hırsızlıktır.
Eşyaları peçete, kağıt, kalem vb israf edecek şekilde kullanmak hırsızlıktır.
Bize emanet edilen iş yerlerinin elektrik, su gibi kullanımlarını israf etmek açık bırakmak,
elektrikli vs aletleri kullanırken hor kullanmak yine bir nevi hırsızlıktır.
Kendi ihtiyacını göremeyecek kadar küçük evladın bakımıyla ilgilenen anne, baba, bakıcı vs kişilerin evladı ağlayarak ihtiyacının giderilmesini beklerken bakıcı şahsın acil olmayan (TV izlemek gibi) şeylerle ilgilenmesi yine bir nevi hırsızlıktır.
En önemlisi acil işlerimiz dururken boş vakit geçirmek boş işlerle uğraşmak kendi zamanımızdan çaldığımız en büyük hırsızlıktır.
Bu gibi örnekler çoğaltılabilir biz bu kadarı ile iktifa edelim.
Kısacası kıymetli okuyucularım hırsızlık yalnızca başkasının malını çalmak değildir.
Bu kadarcık hırsızlıktan ne olur dersek,
Ebul Vefa hz'nin başından geçen şu olay ile daha net anlaşılmasını sağlayalım.
Ebul Vefa hz'nin oğlu çivili bir sopa ile evlere su taşıyan sakaların su tulumlarını deliyordu.
Bir müddet sonra sakalar dayanamayıp,
Ebul Vefa’ya çocuğunu şikâyet ettiler.
Şeyh,
“Acaba ben bu çocuğa yanlışlıkla haram yedirdim mi?” diye düşündü.
Bir şey bulamayınca hanımına;
“Sen bu çocuğa hamileyken veya süt verirken haram bir şey yedin mi, iyi düşün; yoksa oğlanın sonu kötü!” dedi.
Hanımı,
ben hamileyken komşumun evindeki portakalları görünce canım çekti ama istemeye de utandım.
Ev sahibi odadan çıkınca yakamdaki iğneyi portakallara batırıp suyunu emerek içtim. Dediğinde,
Şeyh Ebul Vefa,
“Aman hatun, hemen o komşuya git, olanı biteni dosdoğru anlat ve ondan helallik dile!” dedi.
Kendisi de sakaları çağırarak hepsinin parasını ödeyip helallik istedi.
Bu kötü huy oğlunda bir daha görülmedi.
Anlaşıldığı üzere,
bir toplum düzelmeye kendisinden başlarsa topyekûn düzelme ve iyileşme mümkündür.
Hazreti Mevlana ne de güzel ve doğru söylemiş,
“Dün akıllıydım, dünyayı değiştirmek istedim. Bugün bilgeyim, kendimi değiştiriyorum.”
Anlatmak istediğim bile isteye hırsızlık yapanlar değil, bilakis farkında olmadan dolaylı olarak hırsızlık yapanlarımıza bir abla bir kardeş olarak nasihat etmekti.
Mevlamızın,
Hırsız erkek ve hırsız kadının, (çalıp) kazandıklarına bir karşılık, Allah’tan, ‘tekrarı önleyen kesin bir ceza’ olmak üzere ellerini kesin. Allah üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Maide/ 38
Ayetine muhatap olmamamız,
tüm kötü huy ve ahlaklarımızdan en kısa zamanda kurtulmamız dileğimle...
BÂKİ SELAMLAR...


Zülum kafirden değil... Ne mutlu idrak edip, tavsiye edene... Saygılar.