fatmagultanis @ gmail.com

ÇOCUKLARIMIZI BÜYÜTMEYELİM YETİŞTİRELİM

Çocuk büyütmek kolaydır. Biraz sabır, biraz ekmek, biraz kıyafet...

Bir şekilde büyür çocuk. Fakat çocuk yetiştirmek ise sanattır.

Terbiye ister, sevgi ister, sabırdan öte irade ister. Hele ki bu çağda…

Ekranların annelik yaptığı, kulaklıkların babalığın yerini aldığı bir dönemde çocuk yetiştirmek; sadece bir insan değil, bir karakter inşa etmektir.

Önceleri "terbiye" denince akla saygı gelirdi.

Büyüklerin yanında yüksek sesle konuşulmaz, yolda yaşlı birini görünce omuzdan çanta alınırdı.

Bugünse saygı, bir ahlak kuralı olmaktan çıkmış, sanki bir “beklentiye bağlı opsiyon” haline gelmiş gibi.

Oysa biz çocuklarımıza sadece sevmeyi değil, saygı duymayı da öğretmeliyiz.

Hem kendine, hem başkasına.

Çünkü sevgi temeldir ama saygı, o sevgiyi yaşatacak çerçevedir.

Eskiden otobüste, minibüste yaşlı birini gördüğümüzde kalkıp yer verirdik.

Hamile kadın gördük mü sessizce ayağa kalkardık.

Bir engelli binerse, kimse gözünü kaçırmaz, aksine yardım etmek için yarışırdı.

Bugün bakıyoruz , gençler telefon ekranına gömülüp yaşlıyı görmezden geliyor, hamile kadının ayakta kalması normalleşmiş gibi.

Oysa saygı, başkalarının varlığını fark etmekle başlar. Çocuklarımıza bu farkındalığı öğretmezsek, toplumu bozmak için narsitlik aşılanan sosyal çevrenin etkisinden kurtaramaz ve bencil bireyler olarak yetişmesine engel olamayız.

Terbiye dediğimiz şey, bir çocuğun sadece okul başarısında değil, hayatla kurduğu ilişkide kendini gösterir.

Çocuk, babasının annesine nasıl baktığını, davrandığını, , annesi nin sokaktaki köpeğe nasıl yaklaştığını gözlemler,kopyalar.

Saygıyı da sevgiyi de yaşayarak öğrenir, örnek alır sonra kendi hayatına taşır.

Bu yüzden, bir çocuğu yetiştirmek istiyorsak önce kendimizi düzeltmeliyiz…

Şimdi çocuklarımız teknolojiyle doğuyor.

Daha iki yaşına varmadan tabletin ekranını kaydırmayı biliyor.

Ama göz teması kuramıyor, oyun oynarken paylaşmayı öğrenemiyor.

Çünkü ekran karşısında büyüyen çocuk, insan yüzünden, ses tonundan, kalp kırmaktan habersiz kalıyor.

Ne yazık ki teknoloji bağımlılığı, evlerimizde sessiz bir yangın gibi ...

Ebeveyn olarak görevimiz, yasak koymak değil sadece; örnek olmak, sınır koymak, birlikte başka yollar aramak. Birlikte kitap okuyabilmek mesela.

Ya da karşılıklı konuşabilmek, ,birlikte bir etkinlik yapabilmek.

Ve bir başka mesele: sevgisizlik.

Çocuklar çok şeye sahip ama yeterince sevgiye ulaşamıyor.

Sevgi, bir çocuğun en temel gıdasıdır.

Onlarla konuşmak, dinlemek, anlamaya çalışmaktır sevgi.

Ve en önemlisi: bir çocuk, sadece akademik başarı için değil, hayata tutunabilen, duygularını tanıyan, düşse bile kalkmasını bilen bir birey olarak yetişmelidir.

Çünkü hayat sadece matematik problemlerinden ibaret değildir. Çocuklarımızın sadece zekasını değil, güzel davranışını da takdir etmeliyiz ki gelecek nesillere çevresine duyarlı aktarımlarımız olsun…

Unutmayalım, çocuk büyümesi için zamana ihtiyaç vardır.

Ama yetişmek için örnek alacağı ailesine, yol gösterene, sabırla ve bilinçle ilerleyen bir aileye ihtiyacı vardır.

Onlara sadece ekmek değil, değer verelim.

Sadece bilgi değil, ahlak sunalım.

Çünkü biz çocuklarımızı büyütmekle değil, yetiştirmekle sorumluyuz..

Allah ın izniyle zaten büyüyorlar bir şekilde ..

Ve bu sorumluluk, bugünün değil, geleceğin şekillenmesidir.

Fatmagül TANIŞ 2025