. İYİLİK AYI RAMAZAN
Peygamber Efendimiz (s.a.s) Medine’ye hicret ettikten sonra birçok insan İslam’ı öğrenmek için bu mukaddes şehre gelmeye başladı.
Bunlardan birisi de gencecik yaşta İslam’la şereflenen Hz. Nevvâs idi. Nevvâs (r.a), bir gün Sevgili Peygamberimiz (s.a.v)’e iyilik ve kötülüğün ne olduğunu sordu.
Bunun üzerine Allah Resûlü (s.a.v) ona şu hikmetli cevabı verdi: “İyilik, güzel ahlaktır; kötülük ise, vicdanını rahatsız eden ve insanların bilmesini istemediğin şeydir.”[1] Buyurmuştur. İ
yilik; hayatımızın gayesi, imanımızın ve kulluğumuzun gereğidir. En büyük kazancımız, en değerli mirasımızdır.
Ahlakın zirvesi, toplumsal barışın en güçlü bağıdır.
Yüce Rabbimiz, Ayet-i Kerimede; Gerçek iyiliği şöyle anlatmaktadır: İyilik; Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman etmektir.
Dünya malına olan aşırı sevgiye rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, ihtiyacından dolayı isteyenlere ve kölelere vermektir.
Namazı dosdoğru kılmak, zekâtı hakkıyla ödemektir. Sözleşme yaptığında sözüne sadakatle bağlı kalmaktır.
Darlıkta, hastalıkta ve cihadın en şiddetli olduğu zamanlarda sabır Göstermektir”[2] Buyrulmuştur.
Bazen iyilik; güler yüz ve tatlı dilli bir insan olabilmektir.
Bazen de iyilik; büyük küçük demeden herkese selam vermektir. Hatır sormaktır.
Bir çocuğa sevgi, bir yaşlıya saygı göstermektir. Bir canlıya merhamet etmektir. Elimizle ve dilimizle kimseyi incitmemektir.
Maalesef, iyiliğin örselendiği, kötülüğün ise yaygınlaştırılmaya çalışıldığı bir çağda yaşıyoruz.
İyilikten nasibini alamayanlar yüzünden dünyamızda savaş, öfke, kin, nefret ve şiddet günden güne artıyor.
Kötülükten beslenen zalimler, başta Gazze olmak üzere İslam beldelerinde masumları katletmeye devam ediyorlar.
Kardeşlerimizin en temel ihtiyaçlarını dahi temin etmelerine engel oluyorlar.
Bize düşen ise, ”İyilik ve takvada yardımlaşın. ”[3] ayet-i kerimesinin gereğini yerine getirmektir.
iyiliklerimizi artırmak, mazlumları zalimlerin insafına terk etmemektir.
Zalimlere destek olanların ürünlerini sofralarımızdan, evlerimizden, işyerlerimizden, hâsılı hayatımızdan çıkarmaktır.
Ramazan ayını vesile kılarak aramızdaki kırgınlıkları, küskünlükleri sonlandırmalıyız..
Bağışlayıcı ve affedici olmalıyız.
Kardeşliğimize, birlik ve beraberliğimize zarar veren kin, nefret ve hasedi hayatımızdan söküp atmalıyız..
Yüreğimizi kardeşimize, kapımızı komşumuza açmalıyız.
Yuvalarımızı iyilikle bereketlendirmeli, çocuklarımızın gönüllerine iyilik tohumları ekmeliyiz.
İyilik yapalım ki hayatımız güzelleşsin.
İyilik yapalım ki dünyamız değişsin. Sermayemiz iyilik, mükâfatımız cennet olsun.
Ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “İyilikle kötülük bir olmaz.
Kötülüğü en güzel bir şekilde iyilikle ortadan kaldır.
O zaman göreceksin ki seninle arasında husumet bulunan kimse sanki sıcak bir dost oluvermiştir.”[4] Hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor: “İyilik güzel ahlâktır.
Kötülük ise vicdanını rahatsız eden ve insanların bilmesini istemediğin şeydir.”[5] Buyrulmaktadır. İyilik, yaratılışın temel gayesidir.
İnsanı yaratan, nimetlerle buluşturan, koruyan, bağışlayan ve rahmetiyle kuşatan Rabbimiz, hangimizin daha iyi işler yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır.[6] Buyrulmuştur.
Burada daha çok amelden ziyade daha güzel amel işaret edilmektedir.
Yaşadığımız hayat bir iyilik yolculuğudur. İnsan, bu dünyaya inanmak ve iyi işler yapmak için gelen bir yolcudur.
İnsan bu dünyada iyi, hayırlı ve faydalı işler yapmak, doğru ve güzel davranışlar ortaya koymak için vardır.
Kötü, yanlış, çirkin ve zararlı işlerden kaçınmak ve bunlara engel olmak insanın en temel görevidir.
İmanın ve bütün ibadetlerin bize kazandırmak istediği hasletin adıdır iyilik. İyilik, insanı insan kılan değerlerin tamamıdır.
İyi bir kul, iyi bir evlat, iyi birer anne-baba, iyi bir komşu, iyi bir dost, kısaca iyi bir insan olmak dinimizin bizlerde görmek istediği en mühim özelliktir.
İyilik bir İslam davetidir, güzel ahlaktır, erdem ve fazilettir.
İyilik hayır-hasenat, sadaka ve zekâttır.
İyilik, bazen de bir tebessüm, tatlı bir söz ve güler yüzdür.
İyilik mazlumun yanında, zalimin karşısında olmaktır.
İyilik duadır, niyazdır, selamdır. Komşuya götürülen bir kap yemek, yol sorana yolunu tarif etmektir.
İslam medeniyeti hayır ve iyilik hareketlerini asırlardır yaşatmıştır.
Bu amaçla birçok vakıf kurmuştur.
Milletimiz, kurduğu vakıflar aracılığıyla mazlumlara sığınak, muhacirlere Ensar olmuştur.
Unutmayalım ki “İyilikler kötülükleri yok eder.”[7] İhmal ettiğimiz her bir iyiliğin yerini ise kötülük işgal eder.
Rabbimize şöyle niyaz edelim: “Rabbimiz! Bizlere dünyada ve ahirette iyilikler ihsan eyle ve bizi cehennem azabından koru!”[8]
[1] Müslim
[2] Bakara, 2/177
[3] Mâide, 5/2
[4] Fusilet. 41/34
[5] Müslim
[6] Mülk.67/2
[7] Hûd. 11/114
[8] Bakara.2/201

