Selamün aleyküm.
Hicret,kelime olarak terketmek,uzaklaşmak ve göç etmek anlamındadır.
Kavram olarak ise Peygamber Efendimiz ve ashabının 622 yılında Mekke’den Medine’ye göç etmeleridir.
İnanç uğrunda olmasından dolayı,diğer göçlerden tamamen farklıdır.Hz.Ömer döneminde,Hz.Ali’nin teklifiyle takvim olarak belirlenmiştir.
Büyük bir iman aksiyonudur.
Mekke’de müşriklerin zulüm ve eziyetleri çok artmıştı.
Öyleki Hz.Peygamber ve sahabeler,”Allah’ın yardımı ne zaman ?”(Bakara,214)diyorlardı.
Artan bu zulümler üzerine Efendimiz(s.a.v)sahabeye hicret,göç etme izni verdi.
Bu ilk hicret deniz yoluyla,gemi ile yapılan Habeşistan’a hicret oldu.
Bir yıl arayla iki hicret yapıldı.1.Habeşistan ve 2.Habeşistan hicreti.
0raya hicret edilmesinin en önemli nedeni orada adil bir kralın,Necaşi’nin olmasıydı.
Efendimiz ashabına şöyle buyurdu;”Habeşistan’da ülkesinde hiç kimseye zulmedilmeyen bir kral vardır.Allah sizin için bir çıkış yolu gösterinceye kadar orada kalın”(Beyhaki)
Müşfiklerin çeşitli çabalarına karşı da orada huzurlu bir şekilde yaşadılar.İnançlarının gereği ibadetlerini ifa ettiler.
Peygamber Efendimiz;”Ey gemi ahalisi!Sizin için iki hicret sevabı vardır “buyurdu.(Buhari)
Necaşi daha sonra İslam ile şereflenerek müslüman oldu.Vefatında da Efendimiz gıyabi olarak cenaze namazını kıldırdı.
Ne büyük bir şeref!Rasulullah cenaze namazını kıldırıyor ve sahabelerle birlikte onun bağışlanması için dua ediyor.
Peygamber Efendimiz(s.a.v)de Hz.Ebu Bekir ile birlikte hicret etti.
Kuranı Kerim’de “İki(kişi)nin ikincisi”(Tevbe,40)Sevr’deki arkadaşı(Yarı ğar)müşriklerin yakalamasından endişe edince,Efendimiz(s.a.v)büyük bir iman,tevekkül ve teslimiyetle “Mahzun olma(korkma,kaygılanma)Allah bizimle beraberdir.”buyurdu.
Bizler için çok önemli bir ölçü olan niyet hadis-i şerifi “Ameller niyete göredir”(Buhari ve Müslim) de hicret dolayısıyla varid olmuştur.
Sahabei kiram,evlerini barklarını,mallarını geride bırakarak hicret ettiler.
Hz.Süheybi Rum de yolunu kesenlere malını bırakıp hicret etti.
Efendimiz’e kavuşunca Efendimiz “Süheyb kazandı,Süheyb kazandı.
Satış karlı çıktı”buyurdu ve “İnsanların bir kısmı,Allah’ın rızasını isteyerek kendilerini ve mallarını feda ederler”(Bakara,207)ayetini okudu.
Hicret,İslam literatürüne muhacir ve ensar kavramlarını kazandırdı.Muhacirler ve ensar Yüce Kitabımız Kuranı Kerim’de övüldüler.
İnsanlık tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir kardeşlik örneği sergilediler.
Ensar kendi ihtiyaçları olsa da muhacir kardeşlerini tercih ettiler.Ayeti kerimelerde şöyle buyrulur;
“Hicret eden,yurtlarından çıkarılan,benim yolumda eziyete uğrayan ve şehit olanların muhakkakki günahlarını bağışlayacağım ve mutlaka onları altlarından ırmaklar akan cennetlere girdireceğim.”(Ali İmran,195)
“İman edip Allah yolunda hicret eden,mallarıyla ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenlerle,onları barındıran ve onlara yardım edenler,birebirlerinin dost ve yardımcılarıdır.”(Enfal,72)
Peygamber Efendimiz(s.a.v) vefa kahramanı olarak,Mekke’nin fethinden sonra da ensarı bırakmamış,onlarla birlikte Medine’ye dönüşmüştür.
Allah (c.c)”Kötülükleri,günahları terket.”(Müddessir,5)diye emretmiş,Efendimiz (s.a.v)de “Gerçek muhacir,Allah’ın yasaklarını terkedendir”(Buhari)buyurmuştur.
Yazımızı Üstad Necip Fazıl’ın “Hicret” şiirinden dizelerle bitirelim.
Mekke ile Medine arası yollar
Çizik çizik,hasret yarası yollar
Bu çıplak yollarda ne in ne de cin
Yalnız iki çift nurdan güvercin
Hicret yurt dışında aranan destek
Dava sahibine öz yurdu köstek
Ayakta Medine Müslümanları
İslamın “Yardımcı”kahramanları
Hicri 1448.yılımız hayırlı olsun.
Hayırlı, bereketli, huzurlu ve sağlıklı Cumalar…

